Kur'ân-ı Kerim Kavramları | 1. Oturum
İnsanın yeryüzündeki temel varoluş gayesi, nefsinin afetlerini temizleyerek ruhunu Allah’a ulaştırmak ve dünya saadetine kavuşmaktır. Bu süreç, Kur'ân-ı Kerim'in işaret ettiği 7 safha ve 4 teslimi hayata tatbik ederek ve hikmet sahibi bir rehberin rehberliğinde gerçekleşen bir "insan-ı kamil" olma yolculuğudur.

Dr. Abdulcabbar Boran: İnsan-ı Kâmil Olma Serüveni ve Kur'an'ın Rehberliği
İnsanın manevi kalbinde yer alan 19 afetin, zikir ve Allah’a yönelme ile temizlenerek 19 faziletle değiştirilmesi esastır.
"Mutu kablete mutu" (ölmeden evvel ölünüz) sırrına binaen, ruhun hayattayken Allah’a ulaştırılması temel hedef olarak belirlenmelidir.
Hidayet, ancak kalpten bir dilekle (amen olmak) ve Allah’ın tayin ettiği bir vesileye (mürşide) tabi olmakla elde edilebilir.
Sosyal barışın ve kişisel huzurun reçetesi, Allah’ın emirlerine mutlak itaat, zikir ve çevremizdeki insanları affetme bilincidir.
İnsan-ı Kâmil Olma Serüveni ve Kur'an'ın Rehberliği
Dr. Abdulcabbar Boran, insanın yaratılışındaki negatif ve pozitif dengenin nefis ve ruh arasındaki etkileşimle şekillendiğini vurguluyor. İnsan-ı kamil olma hedefine ulaşmanın, Kur'ân'ın öğrettiği yedi safha ve dört teslimi hayatımıza tatbik etmekten geçtiğini açıklıyor.
Biz insanı bir nefsle dizayn ettik. İşte az evvel hocamızın ifade buyurduğu fıtraten %50 %50 negatif-pozitif olayı, nefsimizle ruhumuz arasındaki dengeden anlıyoruz. Nefsimizin manevi kalbinde 19 tane hastalık var. Yani yaratılıştan hasta bir nefsin sahibiyiz; kin ve nefret, küfür, yalan, haksızlık ve zulüm, haset ve düşmanlık, cehalet, cimrilik, öfke ve gayz, isyan, sabırsızlık, kibir ve gurur, hırs ve şehvet, nankörlük, dedikodu, zan vesaire.
Eğer insanı sadece bu iki vücut itibarıyla düşünürseniz, baş düşmanımız olan şeytan, Allah'tan aldığı müsaade gereğince aldığı hedef üzerinde hepimizi kendisine bağlayıp toptan cehenneme götüreceğini Kur'an ayetleri bize söylüyor
. Ama insanın sahibi kim? İnsanın sahibi, bizi yaratan Rabbimiz. Ben diyor, insanı yeryüzünün halifesi olarak yarattım. Onun için dilediğim hedef insan-ı kâmil olmak. Kısacası Âdem Aleyhisselam'ın zürriyeti bay ve bayan için Kur'an-ı Kerim'de herkes için Allah'ın tayin ettiği hedef insan-ı kâmil olmaktır.
İnsan-ı kâmil olma serüvenine baktığımız zaman, bu yedi safhanın hepsini görüyoruz. Evvela kişinin nefs-i emmâreden başlayıp nefs-i levvâme, nefs-i mülhime, nefs-i mutmainne, nefs-i râziye, nefs-i marziyye ve nihayet nefs-i tezkiyeyi bitirebilmesi, nefs tezkiyesi, mutlaka ama mutlaka Allah'ın kendisini de görmesini istediği bir talebin sahibi olmasına bağlı. İşte günümüz şu an bu kavramları inceleyebilmek için âmênû olmak; rıza, felah ve takva sahibi olmayı ifade ediyor.
Şeytan, nefsimizin 19 afetine %100 tesir ediyor. Biz insanlar zaman zaman kavga ettiğimiz zaman karşı tarafı düşman addediyoruz; bu %100 doğru değil. Düşman olan, Allah'ın Kur'an'da belirttiği İblis şeytandır. İşte yedi ayeti kerimede Allah Teala şeytanın adımlarına tâbi olmayın diyor
. Şeytan ne menem bir varlık? Biz acaba görebiliyor muyuz? Allah Teala bunun da cevabını veriyor; Araf suresinin 27. ayeti kerimesinde. "Şeytan ve avanesi sizi görürler ama siz onları göremezsiniz" diyor
. Öyleyse radara yakalanmayan bir düşmanla karşı karşıyayız.
O zaman bu radara yakalanmayan düşmandan biz kendimizi nasıl koruyacağız? Nasıl Allah'ın bizler için tayin ettiği hedefe ulaşacağız? Nedir o hedef? O hedef, yedi kat cennet ve bu dünya saadetinin %100'ünü mutluluk içinde geçirmektir. Mümkün mü? Çok mümkün, çok basit, çok kolay. İdrakin merkezi kalptir; insanın manevi kalbi. Ve bu kalbimizin, Allah'ın istediği idrake bizi ulaştırabilmesi için Allah Resulünün sohbetlerine katılan, işiten sahabenin durumuna bakıyoruz.
Eğer biz üzerinde durmazsak, Allah'ın Kur'an'da bahsettiği tezkiye ve tasfiyeyi gerçekleştirmesek, şeytanın bir kulu olarak bu dünya hayatını bitiririz. Ama Rabbimiz, "Bu Kur'an-ı Kerim'de her şeyi açıkladım size" buyuruyor
. Hiçbir sual yoktur ki cevabı Kur'an-ı Kerim'de olmasın. Tefsir dediğimiz olay, Kur'an'ın ruhunu şerh etmektir. Bakara suresinin 151. ayeti kerimesinde, 23 sene boyunca Allah'ın kendisine indirdiği Kur'an-ı Kerim'i öğreten Allah Resulünün beş görevinden bahsediliyor
.
